16 Mart 2010

"Biz", düşünme biçimimiz üzerine düşünmeliyiz. Tabii, düşünmemiz gereken onca şey varken, nasıl olurda biçim üzerine kafa yorabiliriz ki? Halbuki; asıl sorunlarımıza ancak düşünme biçimimize vereceğimiz doğru dürüst şekil ile çözüm bulabiliriz.

Uzun süredir çok az düşünüyoruz ve düşünme şeklimizde çarpık, çapsız, ve temelsiz. Ruha şekil verecek olan düşünce olduğundan ruhumuzda bu eksikliğin ceremesini çekiyor. Ruhsuzluğumuzun temeli de bu olmasın sakın?

08 Şubat 2010

"Biz"im ilk neslimiz görevini ifâ etmiştir. Sıra ikinci nesildedir. İlk nesil büyük bir çileden ve ödenen bedellerden sonra bayrağı ikinci nesle teslim etmiştir. İlk nesil yola çıkarken çok azdı ve birçoklarını da yolda bıraktı. Ama herşeye rağmen birkaçı sancağı düştüğü yerden kaldırarak sonraki nesle teslim etmeyi başardı. Sonraki nesil, daha kalabalık. Bu ümit verici ama alınacak yol ne daha kısa ne de daha kolay. Ödenecek bedel ise hala bitmedi.

Yine yolda kalanlar olacak. Yine eksenini kayıp edenler olacak. Yine dünyanın baştan çıkardıkları olacak. Ama ikinci nesil de tıpkı birinciler gibi bayrağı düşürmeden taşımayı bilmelidir. Zor, artık daha kolay. Örnek alınacak kişiler var. Artık "imkânsız" kelimesi literatürden çıkarıldı. Bu işin olup olmayacağından çok artık nasıl ve ne zaman olacağı sorusu sorulur oldu.

"Biz" yani ikinci nesil artık kim olduğu sorusuna cevabını biliyor olmalı? Sancağı düşürmeden taşımanın yegane gerekliliği bu. Geri kalan her konu teferruat ve metot meselesi.

12 Ocak 2010

"Biz", duygu dünyamız ile rutin hayatımızı kuşatan değerlere sahibiz ama bu değerlerden uzun süredir uzak kaldığımızdan sadece bilinç altı düzeyde bir farkındalık var. Halbuki, tüm yaşamı kuşatan bir iddiaya sahip olan bu değerler sistemimize sahip çıkabilsek, bu zilletten de kolayca kurtulacağız.

Uzun süredir "biz"e dert gibi görünen şeyler aslında dermanımız "biz"im. İşin iyi yanı ise, bu durumun farkına varan ve artık orta yaşlarına gelen, fikir üreten ve rutin hayata dair iddiaları seslendiren bir nesil var. Bu öncü nesil, sayıları az, çilekeş ama bir o kadarda ümit vaadeden bir nesil. Eğer bu nesil başarılı olur ve attıkları tohumlar yeşerirse, sayı olarak da üretkenlik olarak da çok daha iyi bir nesil birkaç on yıl içinde bu topraklarda boy gösterecek.

Umarım bu nesli bekleyecek kadar zamanımız vardır...