"Biz" geleceğe dair umutlarımızı tekrardan yeşerteceğiz. Yeşertmek zorundayız. Kimi zaman, en büyük mutsuzluk kaynağı kimi zaman ab-ı hayat olan umut bu sefer "biz"im için olmassa olmaz bir konu.
Gelecekte var olabilmek için, kendimizi hazırlamak ve geleceğin gereklerini yerine getirmek zorundayız. "Biz"e biçtiğim vazife sadece kendi kendimizle alakalı değil. Tüm insanlığın kaderine direkt etki edecek yetenekte bir topluluğuz. Ne zaman gelecek artık "biz"im olmadı o zaman sahneye başka oyuncular çıktı. Ama sahne aynı sahne, roller ve replikler aynı roller ve replikler. Sahneyse bize ait. Her zaman olduğu gibi. Çeşitli rahatsızlıklarımızdan dolayı bir süre ayrı kalmamız bu gerçeği değiştirmez.
Tek ihtiyacımız olan, rolleri ve replikleri hatırlamamız. Çünkü, "biz" buyuz !
21 Eylül 2008
11 Eylül 2008
"Biz" şuur dünyamızı uzun süredir rafa kaldırdık. Kendimizi kayıp etmemizin tarihi ile şuur dünyamızın rafta geçirdiği tarih arasında senkronizasyon olmasının nedenide bu.
Şuur nedir peki? Sözlük anlamını bir yana bırakacak olursak en yaygın tanımıyla insan ile hayvan arasındaki farktır. "Kendinin farkında olma bilinci" diye bir tanımı da ben ekleyeyim. Geçmiş ve geleceği algılayabilme bunun temelini oluşturur. Geçmişi bir hatıra ve tecrübe yumağı olarak görüp geleceği umut ve endişenin karışımı bir olgu olarak değerlendirmektir.
"Biz"de eksik olan da tam budur. Ne geçmişimizden ders almak ne de geleceğe umutla bakmak şu anda mümkündür. Ama yeni nesiller geçmişin hatırasını hayırla yâd ediyorlar ve "biz"im umudumuz da işte bu yeni nesiller olacak. Kendisiyle barışık, içinde bulunduğu dünyayı tanıyan, anlayan ve bu dünyanın parçası olan nesiller. Korkuyu unutmuş ve geleceği sadece kendileri için değil tüm insanlık için inşa edecek diğergâm insanlar.
Sadece yapmamız gereken bu nesillerin önündeki taşları kaldırmak, hareketlerini kabiliyetlerini arttıracak yollar inşa etmek ve hem fikren hem de zihnen gelişmelerini sağlamak.
"Biz"im görevimizde bu !
Şuur nedir peki? Sözlük anlamını bir yana bırakacak olursak en yaygın tanımıyla insan ile hayvan arasındaki farktır. "Kendinin farkında olma bilinci" diye bir tanımı da ben ekleyeyim. Geçmiş ve geleceği algılayabilme bunun temelini oluşturur. Geçmişi bir hatıra ve tecrübe yumağı olarak görüp geleceği umut ve endişenin karışımı bir olgu olarak değerlendirmektir.
"Biz"de eksik olan da tam budur. Ne geçmişimizden ders almak ne de geleceğe umutla bakmak şu anda mümkündür. Ama yeni nesiller geçmişin hatırasını hayırla yâd ediyorlar ve "biz"im umudumuz da işte bu yeni nesiller olacak. Kendisiyle barışık, içinde bulunduğu dünyayı tanıyan, anlayan ve bu dünyanın parçası olan nesiller. Korkuyu unutmuş ve geleceği sadece kendileri için değil tüm insanlık için inşa edecek diğergâm insanlar.
Sadece yapmamız gereken bu nesillerin önündeki taşları kaldırmak, hareketlerini kabiliyetlerini arttıracak yollar inşa etmek ve hem fikren hem de zihnen gelişmelerini sağlamak.
"Biz"im görevimizde bu !
09 Eylül 2008
"Biz" şuursuzlaştıkça zillete düşüyoruz ve zillete düştükçe şuurumuzu daha da kayıp ediyoruz. Tamamen bir kısır döngü.
Şuur insana bir yük olduğu gibi yaratılanların en yüce olmasının da nedenidir. Bu yükü ya da nimeti düzgün kullanmakta insanlar içinde aşağı tabaka mı yukarı tabaka mı olacağımızı belirleyen etkendir.
Peki "biz" neyiz? Aşağı tabaka mı yukarı tabaka mı?
Şuur insana bir yük olduğu gibi yaratılanların en yüce olmasının da nedenidir. Bu yükü ya da nimeti düzgün kullanmakta insanlar içinde aşağı tabaka mı yukarı tabaka mı olacağımızı belirleyen etkendir.
Peki "biz" neyiz? Aşağı tabaka mı yukarı tabaka mı?
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
