09 Ağustos 2011

"Biz" asrileşmek yerine modernleşme üzerine kafa yoruyoruz. Zamanı anlayıp gereğine göre değerlerimizden taviz vermeden yaşamak yerine yeni olan herşeyin iyi olduğuna dair bir söylem olarak modernliğin peşine takılmış gidiyoruz ve dolayısıyla sadece bu dünya odaklıyız.

En çok öbür dünyayı dile getirenlerimiz bile, laflarının bir köşesinde dünyalıklara dönüveriyorlar. Sohbetlerimiz, aşk üzerinden değil maişet üzerinden oluyor. Kutsal atmosferleri ve zaman dilimlerini de bir adet gibi karşılıyor ve tüketiyoruz. "Biz"im hayatımızın asli unsuru olarak hissedeceğimiz kutsi günlerin özüne dair hiçbir fikrimiz yok.

Güzel olan ise bu konuda eksiğimiz olduğunu artık biliyoruz ve belki de yeniden doğuşumuzun işareti de budur.