"Biz"im gecelerimizi de elimizden aldılar. Sürekli aydınlığa mâhkumuz artık. Hâlbuki, "biz" gecelerimiz sayesinde payidar olmuştuk. Geceleri, sevdiklerimizle hasbihal ederdik, geceleri tefekkür ederdik ve geceleri Yaradanımıza sığınırdık...
Uzun bir zamandır geceler "biz"e öcü. Gecelerden korkar olduk. Gözlerimize sürekli aydınlık sağlarken yüreklerimizi sürekli karanlığa hapsettik. Geceleri kurtlara, çakallara ve sefahâte terk ettik. Gecelerimizi geri almadan insanlığımızı hatırlamamızı mümkün mü? Rahat yatağımızı terk etmeden ve uykunun kölesi olarak, aydınlık da yaşadığımız zilletten nasıl kurtuluruz? Kendi kendimizle kalamadan ve ruh-i gelişmemiz olmadan aydınlıktan nasıl gerçek manâda faydalanırız?
Maddi gelişmemiz için gerekli olan ruhî gelişmemizin yolu, gecelerden geçiyor.
Sürekli aydınlık için birazcık karanlık her zaman gerekiyor.
26 Ocak 2008
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder