28 Şubat 2009

"Biz" çok fevriyiz. Önünü ve arkasını düşünmediğimiz kararlar alıp hareket ediyoruz. Olayları, kolayken zor, zorken imkânsız yapıyoruz ama gidişatı bir anda imkânsızken mucezevi şekilde çevirebiliyoruz. Zaten, bizi özel bir toplum yapanda bu.

Maalesef, bu durumun en önemli yan etkisi ise, uzun vadeli pr0jeler ve fikirler gerektiren medeniyet unsurlarını yapılandırmamız mümkün olmuyor. Ani kararlarla ve ânı kurtarmaya yönelik bir toplumuz.

Göçebelik genlerimize işlemiş ve yerleşi yaşayan toplumlara ait olan medeniyet kurma olgusuna uzağız. Hayatımızın her pratiğine yansıyan bu durum yüzünden büüyk maddi kayıplara uğradığımız gibi dünyaya yöne verme iddiamızın da altını dolduramıyoruz.

Bu durumdan kurtulmamızın önündeki engelleri kaldırmak için şehirleşmeye ,ama göç yüzünden olan mecburi şehirleşme değil, önem vermeliyiz. Şehirlerde yetişen, uzun dönemde yetenekli insanların yetişmesine imkân veren bir eğitim sisteminden geçmiş nesillere ihtiyaç duyuyoruz. Bu süreç kısmen başladı ama şehirlerin kurumları da halâ idealden çok uzakta ve eğitim sistemimiz hem kör hem topal. Büyük yetenekleri keşfeden ve bu yetenekleri uygun alanlara yönlendiren bir sisteme ivedilikle ihtiyacım var.

Bizim sorunumuz sanıldığı gibi ekonomik değil. İhtiyacımız olan da doğal kaynaklar değil. İnkişafımız için gereken insan kaynağıdır. Ancak bu kanak sayesinde hem ekonomik hem de doğal kaynaklarımızı yönetebiliriz. Bu tür bir insanımız olmasa, şu an altlarında paha biçilmez doğal kaynakları olan ülkelerden bir farkımız olmaz.

Hiç yorum yok: