15 Kasım 2006

"Biz"im kayıp ettiğimiz noktalar üstüne düşünmeye devam ediyorum. Dönüp dolaşıp hep aynı yere geliyorum. Sorun, çok içe kapalı olmak. O kadar kendimizle meşgulüz ki, "biz"e bel bağlayanlara o kadar yabancılaşmışız ki, ruhumuz miyoplaşmış. Burnumuzun ucundan hariç hiç bir şey göremiyoruz.
Halbuki, "biz"i besleyen en önemli kaynaklar hep dışarıdaydı. Şimdi, o kaynaklardan hiç bir şey gelmesine izin vermiyoruz ve kurudukça kuruyoruz. Dışa açılmak, küreselleşmek, entegrasyon, adaptasyon vs. gibi kavramlar çıktı son zamanlarda. Sanki yeni kavramlar!!!
Hiçte değil......
Bunu anlamak için bir kaç tarih kitabı okumak yeter. Adları konmamış olsa da, biz hem küreselleşmiş hem de dışa açılmıştık. "Biz"e entegre ve adapte olunurdu. Ve Şimdi "biz"den aldıklarını bize etiketini değiştirerek satıyorlar. Ama bundan acı olan bu ucuz numarayı yutmamızı bekliyorlar.
Yutmayı denedik te...... Ama olmuyor. Bünyemiz kaldırmıyor. Zaten çektiğimiz sıkıntılar ve sancılarda bu hazımsızlıktan kaynaklı.

Hiç yorum yok: