"Biz"i anlamak için aslında önce "ben"i anlamamız gerektiğini gördüm. "Biz", biz olamıyoruz kendimizi anlayamadıktan sonra ve insan ne kadar çok kendi iç dünyasında derin yolculuklara cesaret ederse o kadar özgürleşiyor ve içinde bulunduğu durumu nesnel olarak değerlendirebiliyor. "Ben" olarak cevaplarını vermemiz gereken soruların başını boş bıraktığımız sürece, "biz kimiz" sorusu uzun süre bu blogun gündemi olarak kalacaktır. Maalesef, "biz kimiz" sorusuna konsensüse varılmış şekilde cevap bulamadığımız sürece de hasretini çektiğimiz dünyaya ulaşamayacağız.
Kendi kendimizi anlayamadığımız için kendimizi anlatamıyoruz ve dahası birbirimizle anlaşamıyoruz . Sonuçta da anlaşılmamaktan/yalnızlıktan şikayet ediyoruz. Halbuki; sorunumuz anlaşılmamak mı anlatamamak mı? Cevabından korkamadan ve tarafgirane olmayan bir şekilde bu soruya cevabınız ne olurdu?
Belki ukalalık belki Don Kişot'luk bu soruları sormak. Ama soran çıkmayınca birileri bu görevi üstlenmeli diye düşündüm. Durumdan vazife çıkarmak benimkisi. Dayanamadığım ise; insanların bu soruları yok farz ederek yaşamaları. Ufak şeylerle mutlu olmaları ve hapsedildiğimiz şu küçücük toprak parçasını yeter görmeleri. Halbuki, çok değil bir kaç asır evvel hedef dünya idi...
Peki "biz" şu an kimiz ve "biz"e ne oldu?
06 Haziran 2007
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder