"Biz" aynada kendimize bakmayı bile bilmiyoruz. Daha doğrusu nasıl bakmamız gerektiğini unuttuk/unutturdular. Kendimizle bir türlü barışamıyoruz. Çünkü aynalara küstük.
Kendimizi değerlendirirken bile, Batının referansları ile değerlendiriyoruz. Kendimizi okumayı, tanımayı unutmuşuz. Birkaç yüzyıl önce icad edilen, adına sosyal bilim denilen kavramlar bütünü ile ve bu kavramlara kendimizi sığdırmaya çalışarak bir yerlere varmak gibi bir uğraşımız var. Sanki, köksüz bir Afrika kabilesiyiz.
En az bunun kadar vâhim olan, yanıbaşımızdakilerden o kadar uzağız ki onlardan Batı olmazsa haberdar bile olamayacağız. Yüzyıllarca teşrik-i mesai ettiğimiz, bu halklarla aramıza ne girdi? "Biz" niye bu kadar içe kapandık?
Bunların cevaplarını bulmak asıl itibari ile uğraştığımız tüm günlük angaryalardan önemli olmalı. Kendimizle barışmanın yoluda yine dışarıdakilerle nasıl geçindiğimizle doğrudan irtibatlı. Binlerce Batı dillerine vakıf insan varken, yeterince Arapça, Farsça, Rusça, İbranice bilen kimsemizin olmayışının bize neler kayıp ettirdiğini bir anlayabilsek !
30 Ağustos 2007
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder